language

EKOSOL’DEN HABERLER


This post is also available in: English

 

Screen Shot 2014-01-10 at 20.40.00

 

 

 

 

10.01.2014

Ekosol Tarım ve Hayvancılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucu Genel Müdürü Burçin Karababa, Türkiye’nin en geniş yayın ağına sahip BEREKET TV’nin “BİR KİŞİ BİR ÜRÜN” programına konuk oldu.

Ekosol Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Burçin Karababa, programda Solucan Gübresi’nin tarımsal alanlarda kullanımı, faydaları, ürün artışına etkileri üzerine bilgiler paylaştı ve Evsel Organik Atıklar Geri Dönüşüm Ünitesi EkosolFarm KompostBox® hakkında detaylı bilgiler paylaştı.

 

BİR KİŞİ BİR ÜRÜN – EKOSOLFARM SOLUCAN GÜBRESİ – Bereket TV from Ekosol Tarım Ve Hayvancılık on Vimeo.

 

dunyatvlogo2013

 

 

09.01.2014

Ekosol Tarım ve Hayvancılık Kurucu Genel Müdürü Burçin Karababa, Dünya Ekosomi TV’de MEYVEDER Yön. Krl Bşk.Tarkan ERSİN’in sunduğu MEYVE DÜNYASI Programının konuğuydu.

Ekosol Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Burçin Karababa, programda Solucan Gübresi’nin tarımsal alanlarda kullanımı, faydaları, ürün artışına etkileri üzerine bilgiler paylaştı ve Evsel Organik Atıklar Geri Dönüşüm Ünitesi EkosolFarm KompostBox® hakkında detaylı bilgiler paylaştı.

 

08.Aralık.2013

 

EkosolFarm – Burçin Karababa  2013 Growtech Fuarı

Köy TV Ropörtajı


 


Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş. Kurucusu ve Genel Müdürü Burçin Karababa, Avrasyanın En Büyük tarım Fuarı GrowTech 2013′te Köy TV’ye verdiği ropörtajda, EkosolFarm Solucan Gübresi kullanım alanları, bitkiye, toprağa etkileri üzerine bilgiler verdi.

 

25-31.Ekim.2013

para_logo

 

 

O bir finansçı. Ancak tamamen bir tesadüf sonucu girişimci olmuş. Hem de ne girişim.

Binlerce ev kadınına örnek olacak türden. Türkiye’deki en ilginç, en farklı işlerden

birini yapıyor. Solucanları var. Tam 450 milyon solucandan gübre üretiyor. İDRİZ ÇOKAL / Para Dergisi

 

BurcinKarababa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BurcinKarababa_paradergisi2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

logo-hurriyet-daily-news

 

 

ISTANBUL- Hürriyet Daily News

 

Worm fertilizer maker set to export to Europe

 

 

A local firm producer of organic fertilizer from worms plans to export its products to Europe next year as well as investing around Turkey

 

Ekosol, a local company that produces organic fertilizer by using various worms, is set to begin exports to European countries next year, as its production has been making remarkable leaps forward since its foundation in 2009.

Ekosol was founded in 2009 as its organic vermicompost fertilizer production doubled between 2010 and 2011 and tripled the following year, General Manager Burçin Karababa said in a recent interview with the Hürriyet Daily News.

Karababa said her first encounter with the Californian red worms, which are used for producing organic fertilizer, was in 2002 because of her daughter’s allergy. “My daughter, born in 2000, had an allergy and I had to feed her with organic foods. A Moldavian colleague told me that they grow their vegetables and fruits with worm fertilizer in their country. Then I started researches on this. I found someone that has these worms in the southern province of Antalya and I bought 50 worms for producing fertilizer in my kitchen,” she said. As the worms reproduce fast, Karababa decided to expand her research by visiting 14 facilities in seven countries.

Gülçin Karababa’s firm, Ekosol, has a 2 percent share in the local organic fertilizer market and 0.6 percent in the market that includes import products. Company photoBetween 2002 and 2009, Karababa increased the number of the worms without any sale operations. “I rented an area in Istanbul for reproducing the worms and founded the company in 2005. Ekosol entered into the market after obtaining the production license from the ministry in 2010. We moved to our current production facility on 1,500 square meters area in Istanbul for a more ‘industrial’ production. We posted double production rise in 2011 as our turnout increased by three-fold in 2012 when compared to the previous year,” she said.

 
 
Burcin Karababa’s firm, Ekosol, has a 2 percent share
in the local organic fertilizer market and 0.6 percent
in the market that includes import products.
 
Ekosol will start exports to European countries by March 2014, Karababa said, stressing that this would be a success to export organic fertilizer from Turkey to the countries that had their own production. She also added that they had already begun talks with the Turkic republics and they would make exports to them simultaneously with Europe.

450 million worms 

The number of the worms increased from 50 in 2002 to 450 million today, Karababa said, noting that they produced around 1,200 tons of organic fertilizer last year.

Karababa said 90 percent of their customers were big agriculture enterprises, 4 percent were markets and 6 percent were e-commerce customers. “We reach the customers that grow organic fruits or vegetables in their gardens or balconies via online sale in 2010. We started to sell our Ekosolfarm products in 1 kg and 1.5 kg packages in the big markets,” she said.

Moreover, Karababa underlined that their job has also a social responsibility dimension. The firm introduced a new product ‘Kompost Box’ that includes worms and soil and enables to gain fertilizer by feeding the worms only domestic waste. It contributes to recycling domestic waste while producing organic fertilizer at the same time, she said, adding that they had sold 3,000 Kompost Boxes to households so far.

Karababa said they established a facility in the Aegean province of Manisa at the beginning of this year with $750,000 of investment for the construction and a $400,000 investment for the new equipment. They aim to make investment in the eastern region in 2016. Also, they plan to grow and sell their organic products in the 2015-2016 period. After accomplishing this process, the company may consider the other investors’ offers, Karababa said, stressing that they shouldn’t evaluate partnership projects without completion of the export phase.

August/26/2013

http://www.hurriyetdailynews.com/Default.aspx?pageID=238&nID=53217&NewsCatID=345&op=sent

Zehra AydoğanZehra Aydoğan: zehra.aydogan@hdn.com.tr

 

 

SOLUCAN MUCİZESİ – ATV ANA HABER

BEBEĞİNİN SAĞLIĞI İÇİN EVDE GÜBRE ÜRETMEYE BAŞLADI. BALKONDA BAŞLAYAN GÜBRE MACERASI DEV BİR TESİSE DÖNÜŞTÜ.
Ekosol Tarım ve Hayvancılık Genel Md. Burçin Karababa, ATV ANA Haber Bülteninde, %100 Organik Solucan Gübresi ve Evsel Organik Atıklar Geri Dönüşüm Santrali EkosolFarm KompostBox® Hakkında Bilgiler Paylaştı.

 

Ekosol Tarım ve Hayvancılık Kurucu Genel Müdürü Burçin Karababa ATV Ana Haber’de from Ekosol Tarım Ve Hayvancılık on Vimeo.

 

Bebeğini organik sebze, meyve ile beslemek isteyen bir annenin başarı öyküsü. Burçin Karababa önce evinde Solucan Gübresi üretmeye başladı, sonra hayali dev bir üretim tesisine dönüştü. Şimdi hem kızını sağlıklı yetiştirmenin hem de organik tarıma katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyor.

ATV Ana Haber: 02.12.2012

 

 

 

 

 

Karababa, 350 Milyon Elemanıyla ‘Solucan Kraliçesi’ Oldu!

İlker PEHLİVAN / VATAN 22.12.2012



Borsacılığı bırakıp organik gübre üretimine başlayan Burçin Karababa, 350 milyon elemanıyla ‘solucan kraliçesi’ oldu.
Karababa, gece gündüz çalışan solucanların ürettiği organik gübre ile bu yılı 1 milyon, 2013’ü ise 5 milyon liralık ciroyla kapatacak. Solucanlar 2013’te Karababa’ya ikinci fabrikayı açtırıyor.Bir aracı kurumda müdür yardımcısı olarak çalışan Burçin Karababa’nın hayatı solucanlarla değişti. İşinden istifa edip organik solucan gübresi yetiştirmeye başlayan Karababa, 350 milyon elemanıyla ‘solucan kraliçesi’ oldu. Karababa, İstanbul Çekmeköy’deki tesisinde gece gündüz çalışan ‘elemanlar’ın ürettiği gübre ile bu yılı 1 milyon, 2013’ü ise 5 milyon liralık ciroyla kapatmayı planlıyor. Karababa, 2013’te Manisa’da 2.7 milyon dolarlık yatırımla ikinci fabrikayı da kuracak.Alerjik kızı için başladı…Şu an Ekosol Tarım isimli şirketiyle sektörün en büyüğü haline gelen Karababa, böyle bir yatırım yapmanın kolay olmadığını söyleyerek planlarını şöyle anlatıyor: “Evde başladığımda 50 solucanım vardı. Ancak bu alandaki ilk yatırımım 450 bin lira oldu. 2005 yılında profesyonel olarak bu işi kurduk ve 2 milyon solucanla başyadık. Bu özel Kaliforniya Kırmızı solucanının gübresinin paketlenerek satılması için 7 yıl bekledik. Çekmeköy Hüseyinli Köyü’ndeki tesisimizde şu an tam 350 milyon solucanımız var. Geçen yılki ciromuz 350 bin liraydı. Bu yıl bunun 3 katını yani 1 milyon lirayı hedefliyoruz. 2013’te ise 5 katı artacak ve 5 milyon liraya ulaşacak. 2013 içinde Manisa’da 7.5 dönümlük arazide ikinci tesisimizi kuruyoruz. 27 bin metrekare açık, 4 bin metrekare kapalı alanı olan fabrika için bir kısmı banka kredisi olmak üzere 2.7 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Ege Bölgesi bizim en yoğun satış yaptığımız bölge. Bu sebeple Manisa’yı seçtik. Yeni yatırımla üreticilere daha yakın olacağız.”Karababa’nın hayatı 2000 yılında dünyaya getirdiği kızı ile değişti. Alerjik bir bünyeye sahip olan kızını organik ürünlerle beslemesi gerekiyordu. Karababa, bunun için sebzelerini balkonunda yetiştirmeye başladı. Ancak o tarihlerde Türkiye’de organik gübre, tohum bulmak zordu. O yıllarda bir tanıdığı aracılığıyla solucan gübresini öğrendi. Evinin mutfağında yetiştirmeye başladığı 50 solucan 12 yıllık çalışmadan sonra 350 milyonluk dev bir orduya dönüştü.Yılda 350 ton gübre üretiyorKarababa’nın yeni tesisi ile 350 milyon olan solucan sayısı 850 milyona ulaşacak. Şu an yıllık 300-350 ton civarında üretim yapan Ekosol Tarım, daha çok konvansiyonel üretim yapan çiftçilere satış yapıyor. Suni gübre kullanarak üretim yapan çiftçiler ve üreticiler artık verim alamadıklarını ve kök hastalıklarının arttığından şikayetçi olduklarından hem toprağın organik yapısını güçlendirmek hem mikroorganizmal yapıyı yeniden kurmak hem de kök hastalıklarını azaltmak için bu gübreleri tercih ediyor. Örtü altı üreticiler ve meyve üreticileri de aynı şekilde verimi artırmak için solucan gübresi kullanıyor.Öksürmez hapşırmaz sessiz sakin çalışırlarEkosol Tarım’ın sahibi Burçin Karababa, bırakın eline alıp öpmeyi, birçok kişinin fotoğrafından bile tiksindiği solucanları çok seviyor. Karababa, “Tamamen zararsız canlılar. Sessiz sakin çalışırlar. Hapşırıkları öksürükleri yok. Gece gündüz iş yaparlar. Tek işleri yattıkları yerde önlerine gelip yiyeceği yemek ve sonucunda gübre üretmek. Onlarla çok mutluyum. 44 yaşındayım ama 30 gibi görünüyorum” diyor. Karababa’ya göre bu iş sabır gerektiriyor. Yurtdışında resmi kurumlardan da büyük destek gören solucan gübresi işini Türkiye’de büyütmek ve yeni bir pazar oluşturmak zor.1.200 ton atık çöp yiyorlarBurçin Karababa, 350 milyon elemanını doyurmak için yılda 250 bin lira harcıyor. Solucanların menüsünün yüzde 70’ini hayvan dışkısı yüzde 30’unu ise organik meyve-sebze çöpleri oluşturuyor. Yılda 1.200 tona yakın atığı geri dönüştürerek çok değerli bir organik gübre haline getiriyorlar. Karababa, şimdilik çöpleri köylerdeki çiftçilerden alıyor. Ancak zamanla talep arttığında çöp fiyatları bile yükseliyor.Gübresinin kilosu 2.5 liraBurçin Karababa’nın ürettiği organik solucan gübresinin kilogram fiyatı KDV ile yaklaşık 2.5 liraya geliyor. Ancak bu rakam tonaja bağlı olarak değişiyor. Ekosol’ün solucan gübresi Sertifikalı Organik gübre olarak satılıyor. Yani solucanın dışkısından başka bir katkı içermiyor.

0.1 GRAM: Bir solucanın bir günde bıraktığı dışkı

YÜZDE 30: Solucan gübresi ürün verimini yüzde 30 artırıyor

YÜZDE 700: Kaliforniya Solucanı nüfusu 1 yılda 7 kat artıyor

 

 

650 kişi evinde besliyor 2 yılda amorti ediyor

Ekosol evde kendi gübresini üretmek isteyenler için de ‘EkosolFarm KompostBox®’ isimli bir kutu satıyor. 550 liralık bu 4 katlı solucan çiftliğini isteyenler balkon ya da bahçesinde bulundurabiliyor. İçinden 500 adet özel Kırmızı

Kaliforniya kültür solucanı çıkan kutudan şimdiye kadar 650 adet satıldı. Evde çöp olarak atılan sebze, meyve kabuk ve posaları, yumurta kabukları gibi değerli organik atıkları tamamen tüketen solucanlar yüzde 100 organik solucan gübresi üretiyor. Ürünün bu kadar satılmasını beklemediklerini söyleyen Burçin Karababa, “Bu bir sosyal sorumluluk projesiydi. Beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. 650 civarında evde evsel atıklardan organik gübre üretimini başlatarak hem bilinçli bir çevrecilik hem de bilinçli bir üretim bilincini oluşturduk. Çocuklarla solucanları buluşturduk ve çöpü yerinde geri kazanımını sağladık” dedi.

Ticari üretim boyutu olmayan bu kutular 1 yılda iyi bir bakımla 50 kg civarında organik gübre üretiliyor. Bu gübreler ise balkon veya bahçe sebzeciliğinde, iç ve dış mekan süs bitkilerinin gübrelemesinde kullanılabiliyor. Bu yatırım bu günkü sektör ihtiyacı karşılandığı taktirde 2 yılda kendini amorti ediyor.

ABD 60 yıldır melez solucan kullanıyor

Dünyanın varoluşundan bu yana yaşayan ve toprak için çok faydalı olan solucanların geri dönüşüm ve gübre (vermikompost) üretimi için kullanılan iki türü bulunuyor. Ekosol’ün yetiştirdiği solucanlar bu iki türün melezlenmesiyle elde edilmiş bir kültür solucanı. 60 yıldan beri ABD’de ve Avrupa’da tarım faaliyeti gelişmiş ülkelerde kullanılan bu gübrenin içinde azot, fosfor, potasyum, kalsiyum vs gibi elementlerin dışında, 24 adet aminoasit, 7 çeşit enzim, mikroorganizmalar, doğal büyüme hormonu ve zararlı toprak patojenlerini baskılayıcı sıvılar mevcut. Bu özellikleriyle toprakta organik yapıyı oluşturma veya arttırma, su tutma kapasitesini arttırma pH’ı dengeleme ve verimi arttırma gibi özellikleri bulunuyor.

Vatan Gazetesi / İlker PEHLİVAN/ 22.12.2012

 

 

Mutfakta Basladı, Zirveye Tırmandı!

30.Eylül.2012 – PAZAR KAHVESİ / TÜRKİYE GAZETESİ

 

Ekosol’ün Kurucusu Burçin Karababa ile Betül Altınbaşak’ın, %100 Organik Solucan Gübresi,
Kompost Box ve Organik Ürünlerle ilgili Röportajı Pazar Kahvesi köşesindeydi…

İşte bu haftaki konumuz da böyle bir kaygı taşıyan annenin, kaygılanmanın çok ötesinde “ben kendim ne yapabilirim” diye evinde başlayıp bugün ödüllerle taçlandırılmış, çok başarılı tesisinin hepimize fayda sağlayan hikâyesini içeriyor.

Zarif bir hanımın (ve sakın şaşırmayın, lütfen faydasını anlayarak okuyun) organik solucanlarının hayatımıza kattıkları değer ile ilgili.
Efendim konuğumuz önce anne, sonra dişini tırnağına takarak ülkemizde organik tarımın en önemli girdisi olan % 100 organik solucan gübresini bugünlere getiren Ekosolfarm Organik Ürünler Firmasının kurucusu, Genel Müdürü Burçin Karababa.

Buyurun sohbetimize…

 

Sanırım böylece organik ürünlere ve doğaya olan ilginiz yoğunlaştı. Sizin ilginç hikâyeniz evinizde başlıyor sanırım?
Evet, aynen öyle. 2000 yılında kızım Derinsu’nun dünyaya gelişiyle başlıyor. Çalışmaya gerçekten mecbur olan anneleri tenzih ediyorum ama çocuğun gelişiminde ilk yıllarını anne yanında geçirmesinin çok önemli olduğuna inandığım için işten ayrılmış, bütün zamanımı onun bakımına ve aileme vermiştim. Kızım neredeyse 2.5 yıl anne sütü emdi. Ne zaman ki anne sütünü bıraktık, kızımın alerjik bir bünyeye sahip olduğunu o zaman anladık. Doğal ürünlerle beslenmesinin en doğrusu olduğunu biliyorduk ama o zamanlar organik ürünler neredeyse yok denecek kadar azdı. Kızımın vücudu herhangi bir kimyasalın olduğu ortamlarda ve besinlerde nefes alamamaya kadar giden ciddi reaksiyonlar veriyordu.

İçimde vardı ama kızımın rahatsızlığıyla beraber benim serüvenim hız kazandı. Onu organik besinlerle beslememiz bir zorunluluk haline geldi. Bu ürünlere ulaşmam güçtü ve kendim bir şeyler yapmalıydım. Gönlümdeki meslek aslında ziraat fakültesine gidip kültür teknik bölümünde okumaktı. Ama her şeye rağmen şuna inanıyorum ki insanlar hep hayal kurmalılar ve hayallerinin peşini bırakmamalılar. Bugün Ekosol ve yaptıklarımız bunun en güzel ispatı. Ama başlangıç noktam evimin mutfağı ve balkonumdu.

Balkonda sebze üretimi başladı galiba.
Evet, kaynağa ulaşmak güç olunca kendiniz oluşturmaya çalışıyorsunuz. Başlangıçta organik konusundan çok uzaktım, bana göre, “bir şeyin tohumunu ben alırsam gübresi, saksısı kendim yetiştirirsem organik olur” diye düşünüyordum ama işin hiç de öyle olmadığını içine girince anladım. Bir şeyin organik olması için tohumundan, gübresine, toprağına kadar her şeyin organik olması, havasından yetiştiği ortama kadar bir çok unsurun ona göre ayarlanması gerekiyor.

Peki ne yaptınız?
Çok araştırmalı bir dönem başladı benim için. Kısa bir süre sonra kızımın sebze çorbalarını kendi yetiştirdiğim ürünlerden yapmaya başladım. Bu arada iş hayatına da dönüş yapmıştım. Şirkette Moldova’lı yabancı bir arkadaşım vardı. Bana bir gün ülkesinden gelen sebzelerden bir sepet getirdi. Fakat sebzeler çok büyüktü. Bunların hormonlu olacağını, bu büyüklüğün normal olmadığını söylediğimde arkadaşım “sebzelerin kesinlikle doğal olduğunu, ülkesinde verimli toprakların sınırlı, havanın soğuk olduğunu, o yüzden de verimin yukarıya doğru işlediğini” anlattı. Solucan gübresi kullanıldığını, bunun en faydalı gübre olduğunu söyleyince ben de “solucanın kendisi ne ki gübresi ne olsun” diye düşündüm ama anlattıklarından da etkilenmiştim. Ülkemizde bu konuda bir çalışma yoktu ama araştırdıkça dünyada solucan gübresinin organik tarımda kullanılan çok önemli gübre olduğunu fark ettim. Bunun için 2 sene boyunca 7 ülke ve 14 tesis gezdim.

Dünya bunu kullanıyordu ve kendimizi tarım ülkesi gören biz, kullanmıyorduk öyle mi?
Maalesef öyle. Üstelik 60-70 yıldan bu yana dünya kullanıyordu. Bize gelince, bırakın kullanmayı varlığından haberdar değildik. Ben belli ölçüdeki araştırmalarımdan sonra yurt dışına çıkmadan önce ülkemizdeki bir çok üniversiteye, Tarım Bakanlığı‘na gittim. “Böyle bir gübre var, tesis kurabilir miyim, izinleri nelerdir” diye ciddi bir arayış içerisindeydim. Çabamı herkes gereksiz görüyordu. Onlara göre solucanın ne gübresi olacaktı, en fazla toprakta galeriler açabilir ve hava almasına destek olabilirdi.

Gerçekten de çok ilginç, insan bu soruyu sormadan yapamıyor nedir solucan gübresi?

Solucanlar aslında çok faydalı hayvanlardır. Solucanların organik gübre yapmasının yanı sıra, çevreye çok büyük katkıları vardır. Evsel atıkları yani sebze- meyve artıklarımızı geri dönüştürebildikleri gibi, dünyaya en fazla zarar veren metan gazına karşı da mücadelede önemli yere sahiptir. Metan gazının en fazla büyük baş hayvan dışkısında olduğunu biliyoruz. Solucanlar bunları geri dönüştürüyor. Çünkü normal bir hayvan dışkısının fermente olup gübreye dönüşme süresi 2 yılsa, solucanlarla bunu 2 ayda yapılabiliyor.
Bu gübreyi biraz daha açsanız.
Şöyle ki, solucan en patojonik hayvandır. Yapısında sölom sıvısı, 24 aminoasit 7 enzim barındırır. Böylece toprağı zenginleştirir, Ph dengesini ve biyolojik yapısını düzenler, besler. Solucan gübresi de Kaliforniya kültür solucanlarının dışkılarından elde edilen % 100 organik, sebze, meyve ve bitkinin verimini dayanıklılığını, doğal aromasını, nefasetini kazandırır.

Şimdi bana göre en kritik sorumu soruyorum organik sebze derken evinizde organik gübre üretimine geçtiniz değil mi? Hani ev ortamı, solucanlar hijyen vs. birçok şey akla geliyor.
Evet, yapacak bir şey yoktu. Bir işe soyunmuştum ve ilk laboratuvarımın evimin olması gerekiyordu. Ancak şu noktanın altını çizelim solucanlar kirli, mikrobik hayvanlar değillerdir. Sizin sebze ve meyve artıklarınızla, masadan kalan marullarınızla beslenip onları size işleyip geri verirler. Bulundukları ortamın dışına asla çıkmazlar. Koku yapmazlar. Sadece siz baktığınız sürece çoğalarak üretimlerine devam ederler. Bende evimde 50 solucanla işe başladım. Önce balkonumdaki organik sebzelerim için kendi gübremi ürettim. Ama bugün compost boxlarımızla bilinç düzeyi yüksek başka evlere de girdik.

“Derken iş bugünkü boyuta geldi. “
Türkiye’de ben bu işe başladığımda ne kompost yöntemiyle gübre yapımı biliniyordu ne de vermikompost yani solucan gübresi biliniyordu. Sürekli sahaya iniyor, üreticilerle, çiftçilerle görüşüyordum. Derken nihayet Kurtköy’de bir araziye konuşlandım. 2 milyon solucanla daha ticari bir boyuttaydık. Fakat bir solucanın 0. 01 gr dışkı çıkarttığını düşünürsek, gerçek manada ticari boyuta ulaşmamız çok ciddi bir zaman aldı. Bugün 350 milyon solucanımız var. Ancak 10 yılda belli bir hacme ulaştık. Yaklaşık 3 yıldır çiftçiye ürünümüzü yeterli kapasitede ulaştırabiliyoruz, marketlere girdik. İnsanları, üniversiteleri buna inandırdık. Bugün artık üniversiteler beni çağırıyor, gelin görüşelim, bize yaptıklarınızı anlatın diye. Şu anda 8 üniversite bu konuda çalışıyor.

Kompost Box ile evlere girdik dediniz.
Evet, belki istediğimiz sayıda değil ama bilinç artıkça ve bunun ülkemiz içinde geri dönüşüm adına çok faydalı bir uygulama olduğu anlaşıldıkça kullanıcı sayısı da artacaktır diye düşünüyorum. Plastik şişeler, piller, camlar konusunda artık biraz daha bilinçlenmeye başladık. Ama evsel atıklarımız konusunda hâlâ çok bilinçli değiliz. Çöpü kapının önüne koyduğumuzda iş bitmiyor. Düşünün bunun için insanlar, kamyonlar, kamyonlar için kayış, rulman vb. malzeme çalışıyor. Ciddi bir sanayi ve gider var arka planda. Oysa başta hacimli gibi gözüken evlerimizdeki çöplerimizin yüzde 70’i su. Marulu düşünün 6 saat sonra sıvısını kaybettiğinde incecik bir kağıt parçası. Çöp poşetlerimizde ciddi boşluklar var. İşte bizim bu bilinçle ürettiğimiz compost boxlarımız evsel atıkları gübreye çeviriyor. Çok özel hazırlanmış, 5 katlı bir kutu bu, belli sayıda solucanı içine yerleştiriyoruz. Sebze atıklarınızı da koyarak çöplerinizi balkonunuzda, bahçenizde organik gübreye dönüştürebiliyorsunuz.
Gerçekten de azminize karşılık gelecek söz az bulunur, ülke tarımına katkınız çok büyük ve ödülleriniz de var.
Ben de bazen nereden nereye geldik diye düşünmeden yapamıyorum. Geçtiğimiz yıl Tarım Bakanımız Mehmet Mehdi Eker’in elinden Growtech2011 ödülünü gübremizle “En İyi Tarım Girdisi” seçilmesi sebebiyle aldık. Ayrıca Ambalaj Ay Yıldızları Yarışmasında “Gıda Dışı Ürün Ambalajı” kategorisinde, bu yıl “EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi” ambalajıyla birinci olarak Altın Ödül ile ödüllendirildik.

30.Eylül.2012 – Türkiye Gazetesi


“IKBAL’LE HAYATIN ICINDEN”

Ekosol’ün Kurucusu ve Genel Müdürü Burçin Karababa, Kanal 7′de “Ikbal’le Hayatın Içinden” Programında, %100 Organik Solucan Gübresi ve Evsel Organik Atıklar Geri Dönüsüm Projesi “EkosolFarm KompostBox” Hakkında Detaylı Bilgiler Paylastı.

 

 

 

Ekosol’un Hikayesi, TRT Okul “isim Gücüm Girisim” Programında…

Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş. Kurucusu ve Genel Müdürü Burçin Karababa, TRT OKUL’un “İşim Gücüm Girişim” programını Ekosol tesislerinde ağırladı…

EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi’nin bitki ve toprağa faydalarını anlatan Burçin Karababa, kimyasal kullanımından kaynaklı topraklarımızda azalan organik madde miktarını EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi ile arttırılabileceğini anlatırken, %100 Organik Solucan Gübresi’nin kök hastalıklarını engellediğini ve mahsulün aromasını arttırarak, üründe minimum %30 artış gözlemlendiğini sözlerine ekledi..

 

 

 

 

Ekosol, Kanal 24 Ana Haber Bülteninde

Ekosol Tarım ve Hayvancılık Kurucu Genel Müdürü Burçin Karababa, Kanal 24 Televizyonunda, %100 Organik Solucan Gübresi ve Evsel Atıklar Geri Dönüşüm Ünitesi EkosolFarm KompostBox hakkında bilgiler verdi.

EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi | Burçin Karababa | Köy TV Röportajı

Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş. Genel Müdürü Burçin Karababa, Avrasya’nın En Büyük Tarım Fuarı Growtech 2012′de gerçekleştirilen Köy TV Röportajında,
EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi’nin özellikleri ve kullanım alanları hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Köy TV: Aralık.2012


Basının da ilgi odağı olan Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş. Standında, %100 Organik Sertifikasıyla Üretilen EkosolFarm Solucan Gübresi®  yanı sıra, 2013 Mart ayında piyasaya sürülecek olan EkosolFarm %100 Organik Sıvı Solucan Gübresi®  ile ilgili detaylara üreticilerin ilgisi büyüktü.

TRT1 GROWTECH 2012 HABERİ

 

 

 

 

06.Eylül.2012

Ambalaj Ay Yıldızları Yarısması Sonuçları Açıklandı:

Türkiye’nin En İyi Ambalajları Belli Oldu!


EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi Paket Tasarımı ile Altın Ödül Aldı!

ASD (Ambalaj Sanayicileri Derneği) tarafından düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları 2012 Yarışmasınında Seçici Kurul üyeleri, Yarışmaya başvuran marka ve tasarımcıların başvuruları arasında değerlendirme yaparak, kendi kategorileri içerisinde Altın, Gümüş ve Bronz ödüller alacak ürünleri belirledi.

Toplam 170 Markanın, Ürün paket ve tasarımları ile yarıştığı Ambalaj Ay Yıldızları 2012 yarışmasında, Seçici Kurul “Gıda Dışı Ürün Ambalajı” kategorisinde,

Ekosol’ün bu sene ürün gamına eklediği “EkosolFarm %100 Organik Solucan Gübresi” ambalajını Birinci seçerek Altın Ödül ile ödüllendirilmesine karar verdi.

 

 

 

Ambalaj Ay Yıldızları Yarışmasının asıl hedefi; gerek ülkemizde gerekse ihracat pazarlarında farklılıklarıyla öne çıkacak ambalajların geliştirilmesi; ambalajın tasarımının ve benzersizliğinin öneminin anlaşılmasıdır.

Ambalaj Ay Yıldızları Yarışmasında en az Yetkinlik 2012 ödülü almış olan tüm üreticiler, tasarımcılar ve ambalajlı ürünleri piyasaya süren marka sahipleri dilerlerse ASD’nin üye olarak yer aldığı WPO-World Packaging Organization (Dünya Ambalaj Örgütü) tarafından her yıl organize edilmekte olan WorldStar (Dünya Yıldızı) yarışmasına da katılabilecekler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EkosolFarm Altın Ödül Plaketini Ekosol Tarım ve Hayvancılık Tic. A.Ş.

Kurucusu ve Genel Müdürü Burçin Karaba aldı.

 

 

Ayrıntılı Bilgi ve Ambalaj Sanayicileri Derneği Basın Bülteni için;

www.ambalaj.org.tr

 

03.09.2012

Solucan Gübresi Destegiyle Diyarbakir Karpuz Rekoltesi 2012′de Artti!

Solucan Gübresiyle Eski ihtisamina Kavusuyor!

hurriyet_logo_k

 

 
 
Hürriyet Gazetesi Haberi için TIKLAYINIZ..



Yetiştiricisine solucan gübresi destegi verilince 2 yilda 13,5 kilogram büyüyen Diyarbakir karpuzunun tanitimi için uluslararasi festival yapılacak.

Sema Kaplan – Yetiştiricisine güvercin, yarasa ve solucan gübresi desteği verilince 2 yılda 13,5 kilogram büyüyen Diyarbakır karpuzunun tanıtımı için uluslararası festival yapılacak.

Dicle Nehri vadisindeki Çakıllı ve Kumlu arazide güvercin gübresi verilerek yetiştirilen ancak çeşitli sebeplerle yıldan yıla küçülen Diyarbakır karpuzu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği’nin desteğiyle yürütülen “Diyarbakır Karpuzunu Geliştirme Projesi” sayesinde 2 yılda 13,5 kilogram büyüdü.

Türk Patent Enstitüsü’nce de tescillenen Diyarbakır karpuzu için Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nce hazırlanan “1. Uluslararası Geleneksel Diyarbakır Karpuzu Festivali” projesi Başbakanlık Tanıtma Fonu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunuldu.

Projenin onaylanmasıyla 26 yıl aradan sonra geçen yıl adına festival düzenlenen bu yıl ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da desteğiyle uluslararası statü kazandırılan 3 günlük festivalde, DiyarbakırHipodromu’nda “karpuz kupası koşusu” da gerçekleştirilecek.

-”Karpuz festivali dünyada ses getirecek”-

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Ali Koçkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin sembolü haline gelen dünyaca ünlü Diyarbakır karpuzunun küçük etkinliklerle kutlanmaması için 26 yıl aradan sonra geçen yıl kentte 2 gün süren Diyarbakır Karpuz Festivali düzenlediklerini bu yıl ise festivale uluslararası statü kazandırdıklarını söyledi.

Koçkaya, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın talimatı ve Diyarbakır Valiliği’nce sağlanan finansman desteğiyle hazırlanan ve 2 yıldır uygulanan

Diyarbakır Karpuzunu Geliştirme” projesi sayesinde karpuzun 2 yıl öncesine göre 13,5 geçen yıla oranla ise 1,5 kilogram büyüdüğüne dikkati çekerek, konuya ciddi bir şekilde eğilerek çiftçilerin yaptığı hataları yerinde gözlemlenmesi, doğru yerde doğru çiftçi tarafından, dinlenmiş doğru arazilerde ekiminin sağlanması ve kullanılan gübrenin meyvelerini verdiğini belirtti.

 

“ilk 6′ya giren karpuzların tamamında Sıvı Solucan Gübresi kullanıldıgını gördük”

 

EkosolFarm %100 Organik Sıvı Solucan Gübresi®Sıvı Solucan Gübresi  Denendi
Koçkaya, proje kapsamında çiftçiye güvercin ve yarasa gübresi desteğinde bulunduklarını kaydetti. Bu yıl gübre çeşitlerinden sıvı solucan gübresinin de denendiğini ifade eden Koçkaya, şöyle dedi:

“Bu yıl buzhaneye getirilen 100 karpuzdan en büyüğü 49,5 kilogram ağırlığında. İlk 6′ya giren karpuzların tamamının sıvı solucan gübresi kullanılarak üretim yapılan bahçelerden geldiğini tespit ettik. Bu yıl kurak geçmesine rağmen bu derece gelişmiş karpuzların elde edilmesinde kullanılan gübrenin büyük payı söz konusu. Bu, anız yakılarak zarar verilen solucan ve çeşitli canlıların aslında ne kadar etkili ve faydalı olduğunun görülmesi bakımından da iyi bir örnek. 7 Eylül’e kadar karpuzların tartılması sürecek. Geçen yıl 51 bin 350 dekardan alınan rekolte 187 bin ton iken, bu yıl 52 bin 400 dekardan şu ana kadar 191 bin 200 ton verim elde edildi. Yerel karpuzda ise lokal olarak ekilen 300 dönümden elde edilen rekolte 2 bin 100 ton. Ticari olarak ekimi geçmişe oranla azalan tohumları 2 yıldır koruma altına aldık. Bu kapsamdaTürkiye Tohum Üreticileri Birliği ile yerel tohumların korunması için işbirliği gerçekleştirildi.”

 

-Tüm ülkelere davetiye-

Koçkaya, Diyarbakır karpuzunun tanıtımı amacıyla ilk olarak 1967 yılında festival düzenlendiğini, daha sonra 1982 yılına kadar ara verildiğini, 1982-1985 yılları arasında düzenlenen festivallere ise 1995 yılına kadar ara verildiğini hatırlatarak, 1995 yılından itibaren günümüze kadar her yıl valiliğin desteği ile müdürlükçe düzenlenen karpuz yarışmalarını bu yıl uluslararası festivale dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

1966′dan bu yana kutlanan festivalin uluslararası hale getirilmemiş olmasının büyük eksiklik olduğunu vurgulayan Koçkaya, şöyle dedi:

“Diyarbakır karpuzunu kentin olduğu gibi ülkenin de en önemli değeri ve sembolü haline getirmeye kararlıyız. Domatesin dahi uluslararası festivalle taçlandırıldığı dünyada Diyarbakır karpuzunun bu tanıtımı fazlasıyla hakkettiğini düşünüyoruz. Proje kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı ilk etapta 50 bin lira kaynak aktardı. İl Özel İdaresi kaynağı ve yerel firmaların sponsor desteğiyle yaklaşık 150 bin liralık bütçe oluştu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz görüşme sonucunda Sümerpark festival için tahsis edildi. Biri Ankara’da olmak üzere 16 kişilik ekibin çalışmaları ile hazırlanan 20 Eylül’de başlayacak ve 3 gün sürecek festival kapsamında ses yarışması yapılacak. Jüri üyeliği için Türkan ve Nazan Şoray davet edildi. Bunun yanı sıra 20 Eylül’de Diyarbakır Hipodromu’nda İngiliz atlarının koşacağı ‘karpuz kupası koşusu’ gerçekleştirilecek. Sahne gösterileri konserler, sportif etkinlikler ve yemek yarışmalarının gerçekleştirileceği festival valilik önünden yarış atlarının da katılacağı kortej yürüyüşü ile başlayacak. Amacımız Diyarbakır’ın bu değerini tüm dünyaya bir festival ile duyurmak ve yabancı turistlerin bölgeye ilgisini artırmaktır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca da festival için tüm ülkelere davetiye gönderiliyor.”

Yayıncı: İrfan Cemiloğlu – DİYARBAKIR

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/21412435.asp

Yayın Tarihi: 02.09.2012

EkosolFarm %100 Sıvı Solucan Gübresi Satışta…

 

Bloomberg Businessweek Agustos 2012 Kapak Konusu: Ekosol

Dünyanın en etkin ve önemli iş dergilerinin başında gelen Bloomberg Businessweek Türkiye‘nin son sayısında Ekosol Tarım ve Hayvancılık kapak konusu oldu.

“Kirli & Kârlı İşler Bunlar” kapağı ile yayınlanan dergide, Ekosol Genel Müdürü Burçin Karababa ile çok detaylı bir ropörtaj yayınladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EKOSOL GEDİZ’E HAYAT VERİYOR!

Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş.- Ege Üniversitesiyle yaptığı çalışmalar ile

Ege Üniversitesi’ne Canlı Solucan ve %100 Organik Solucan Gübresi desteği verdi.

 

Ege Üniversitesi, yürüttüğü çalışmalarla, dünyanın en verimli havzalarından olan ve yüksek oranda kullanılan kimyasal ilaçlar ve kimyasal gübre kullanımı sonucu topraklarının kirlendiği Gediz Havzası’nda, su ve toprak kirliliğini azaltmayı amaçlıyor.

 

Projenin KONUSU
Gediz Havzası dünyanın en verimli havzalarından, Türkiye’nin en çok tarımsal üretim yapılan bölgelerinden biri. Tarımda yüksek oranda kullanılan kimyasallar ve gübre toprağın kirlenmesine ve kimyasalların yer altı sularıyla Gediz Nehri’ne karışmasına neden oluyor.

 

Projenin AMACI
Proje, Gediz Havzası’ndaki su ve toprak kirliliğinin çözümüne katkıda bulunmak üzere, organik bir gübre çeşidi olan solucan gübresinin kullanımını yaygınlaştırmayı hedefledi. Solucan gübresi, toprakta ve su kaynaklarında kimyasal gübre kullanımı nedeniyle ortaya çıkan kirliliği önlüyor, toprağın organik madde içeriğini ve su tutma kapasitesini arttırarak sulamada ihtiyaç duyulan su miktarını %40-60 oranında azaltıyor.
TC. GIDA TARIM VE ORMAN  BAKANI MEHMET MEHDİ EKER’DEN EKOSOL’E  ÖDÜL

Growtech 2011 11.Uluslararası Sera Tarım Ekipmanları Çiçekçilik ve Teknolojileri Fuarı detaylı bilgi

Türk tarım sektörünün en önemli buluşma platformu olan GROWTECH EURASIA; Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları, Çiçekçilik ve Teknolojileri Fuarı’nı bu yıl onbirinci kez düzenliyoruz. Growtech Eurasia; Avrupa ve Balkan ülkelerinden Ortadoğu’ya, Kuzey Afrika’dan Türki Cumhuriyetler’e kadar geniş bir coğrafyada etkin tarımsal bir ihtisas fuarı olarak çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlıyor. Her yıl uluslararası arenada daha çok ses getiren ve istikrarlı bir şekilde büyüyen Growtech Eurasia Fuarı’nda; Sera, Tarım Teknolojileri, Sulama Sistemleri, Tohumculuk, Fidecilik, Fidancılık, Tarım Ekipmanları, Çiçekçilik, Peyzaj ve organik tarımla ilgili ulusal ve uluslararası alanda başarıya ulaşmış ürün ve hizmetleri takip etmeniz mümkün olacaktır. Bu yıl yerli ve yabancı 650′ye yakın firmanın katılmasının hedeflendiği Growtech Eurasia 2011 Fuarı’nda altı ulusal pavilyonun stand kurması hedeflenmektedir. Böylece Türkiye’deki tarım fuarlarında ulusal katılım düzeyinde stand kuran ülke sayısı ilk kez bu düzeye çıkmış olmaktadır. Bu da Growtech Eurasia Fuarı’nın uluslararası niteliğini güçlendiren etkenlerden biridir. Tarım sektörüne yenilikler getirecek ve tarımsal üretimin katma değer kazanmasına fayda sağlayacak çalışmalara yönelik olarak, Growtech Eurasia 2011 kapsamında bu yıl dördüncü kez, Growtech Tarım Ödülleri vereceğiz. Türk tarım sektörünün öncü kurum ve firmalarının deneyimlerini paylaşmak ve modern tarımın güncel uygulamalarını tanıtmak için Growtech Eurasia 2011 Fuarı süresince her sene olduğu gibi bu senede seminer programları düzenlenecektir. Zengin içerikli seminer programları ile sadece üretici ve girişimciler değil, akademisyenler ve bilim adamları da tarım sektörünün nabzını tutacaklar. NTSR Uluslararası Fuar ve Kongre Organizasyonları olarak, 31 yıldır öncülük ettiğimiz Türk fuarcılık sektöründe tarım sektörünün en saygın ve itibarlı firmaları ile düzenlediğimiz Growtech Eurasia Fuarı, her yıl daha da büyüyerek sektörün en etkin buluşmasını gerçekleştirmeye devam edecek. Tarım sektörünün tüm firma ve ziyaretçilerinin güzel bir fuar deneyimi yaşamalarını ve düzenlemiş olduğumuz bu uluslararası ihtisas fuarı ile güçlü bir ticari platforma tanıklık etmelerini temenni ediyoruz.

 

Ev&Bahçe Dergisi – Küçük Mucizeler

 

Amacım, 2000 yılında dünyaya getirdiğim kızım Derinsu’yu, katkı maddesiz yiyecek ve içeceklerle beslemekti. Balkon bahçeciliği yaparak, sebzelerimi balkonda yetiştirmeye başladım. O tarihlerde organik besinlere ulaşmak kolay değildi. Bir tanıdığımın
bana getirdiği sebzelerin nasıl yetiştirildiğini öğrenmem başlangıç noktam oldu. Yediğim sebzelerin tümü, o ülkede yüzde 100 organik solucan gübresiyle yetiştirilmişti. Aroması çocukluğumda yediklerim gibiydi, üstelik hepsi organikti. “Solucan ne ki gübresi ne olsun?” demiştim o zaman. Solucan deyip geçmeyin. Küçük birer mucize onlar. Mucize diyorum çünkü solucanlarla ilgili aklımda kalan tek şey, toprağa açtıkları galeriler nedeni ile toprağı havalandırmaları ve galerilere giren yağmur suları ile bitkilerin daha kolay suya ulaşabilir olmasıydı.

SOLUCAN GÜBRESİNİN FAYDALARI
Solucanların sindirim sistemlerinde, bitkiye faydalı çok sayıda mikroorganizmalar, azotu fikse eden bakteriler, mikorizal mantarlar, antibiyotik etkisi yaratacak doğal büyüme hormonları, enzimler bulunur. Bunların dışında solucanların üzerlerinde ve sindirim sistemlerinde bulunan ve onları dışardan gelecek patojenik etkilerden korumak için salgıladıkları mukus yani sölom sıvısı vardır. Solucanlar yediklerini bu değerlerle birlikte dışkılarlar. Ve bulundukları ortama ve dışkılarına sölom sıvılarını bırakırlar. Solucanların dışkıları ile oluşan bu gübre, aklınıza gelebilecek her tür bitkide kullanılabilir formdadır. Solucan gübresi, kullanıldığı bitkilerin verimini, kalitesini, dayanıklılığını arttırırken bitkilere doğal aromasını ve nefasetini kazandırır, bitkinin kök ve kök çevresindeki hastalıklara karşı direncini sağlar. Organik madde muhtevası nedeniyle toprağın yapısını düzenler, toprağın su tutma ve havalanma kapasitesini arttırır. Gübreye geçen enzimler, bitki besin elementleri, doğal büyüme hormonları bitkilerde sağlıklı ve hızlı gelişim sağlar. Solucanların özelliklerini ve gübresinin bitkilere sağladığı faydaları öğrenince, önümde göz kamaştırıcı bir ışık belirdi.

Bir avuç solucan ile mutfağımda çalışmaya başladım. Kulağa delilik gibi geliyor değil mi? Ama değil. Bir avuç solucan ve
bu minyatür çalışma beni on yılda milyonlarca solucana ve endüstriyel boyutta bir solucan ve gübre üretim tesisine kadar taşıdı. Ve solucan gübresi üretmeye başladım. Türk mutfak kültürü, yemek öncesi hazırlığında fazlaca atık çıkartan bir yapıya sahip. Yemek hazırlıkları esnasında, aslında evimizdeki, balkonumuzdaki ve bahçemizdeki tüm bitkilerin ihtiyacı olan önemli bir şeyi çöp diye atıyoruz. Oysa her çöp çöp değildir. Bunları bir kompost ünitesi sayesinde solucanlar yardımıyla dönüştürebilir ve tüm bitkilerimizin ihtiyacı olan çok değerli bir gübreyi kendimiz mutfak atıklarıyla elde edebiliriz. Üstelik bu işlemi solucanlar yardımı ile yaparsak sinek, koku gibi rahatsız edici olumsuzluklardan da uzak kalmış oluruz. Evsel atıklarımız değerlendirilmiş olur, yüzde 100 organik bir gübreye sahip oluruz. Organik ve yerel tohumu da bulursak gönül rahatlığı ile bahçemizin bir köşesinde veya balkonumuzda organik yetiştiricilik yapabiliriz, evlerimizdeki çiçeklerde bu organik gübreyi kullanır çocuklarımıza kimyasal solutmayız.

Burçin Karababa, TRT 1′de Yayınlanan “Gülben” Programında Stüdyo Konugu Oldu..

Ekosol Tarım ve Hayvancılık A.Ş. Genel Müdürü Burçin Karababa, %100 Organik Solucan Gübresi Üretimi, Organik tarımın Önemi  ve Evsel Organik Mutfak Atıklarının Geri Dönüşüm Projesi EkosolFarm KompostBox Hakkında Detaylı Bilgiler Paylaştı…

TRT 1  23-03-2012

 

 

 

Çocugu için organik beslenme çabası solucan isine soktu

Kızı Derinsu 2000′de dünyaya geldiğinde hayatı daha önce hiç düşünmediği, planlamadığı şekilde değişmeye başlar. Bir nevi, annelikle birlikte hayata tekrar ‘merhaba’ der. Kızı ek gıdalara geçer. Zararlarını bildiği için hormonlu, sağlıksız gıdalarla bebeğini beslemek istemez. Bu konudaki hassasiyetini ‘öncelikli vazifem’ diye nitelendirir hep. Önce organik balkon bahçeciliği yapar. Ancak organik tohuma, gübreye ulaşmak günümüz şartlarına göre çok zordur. Çiçeği burnunda anne zaten organik yetiştiricilik bilgisinden de hayli uzaktır. Ama her daim araştırmaları devam eder. Amacı çok sevdiği kızına en sağlıklı, en doğal yiyecekleri yedirebilmektir. Moldova’dan gelen arkadaşının bir sepet dolusu sebze-meyve getirmesiyle de değişimin ilk ışıkları kendini gösterir. Çünkü bu kıymetli hediyelerin özelliği, solucan gübresiyle yetiştirilmeleridir.

Aksiyon dergisinde bu hafta Tuba Kabacaoğlu’nun imzasıyla yayımlanan haberde Burçin Karababa’nın, kızıyla başlayan organik tarım merakı anlatılıyor. Burçin Hanım araştırmalar yapıp literatür taramalarına koyulur. Fakat ulaştığı bilgiler çok kısıtlıdır. Hatta birkaç büyük üniversitede de istediği ayrıntılara ulaşamaz. Tam yedi ülkeyi sırf bu sebeple dolaşır. Artık kafasına koymuştur. Solucandan gübre üretecek ve kendi gibi düşünen, bunun ihtiyacını hisseden insanlara yardım edecektir. Ormanlardan topladığı kırmızı solucanları topraktan ayırmak aylarını alır. Ve 500 adetle işe koyulur. Evinin her bir köşesine âdeta laboratuvar kurar. Akvaryumlarda solucanlar neyle beslenir, ne kadar yaşar, nasıl ürer, kaç yumurta bırakır ve bu yumurtaların kaçı yaşar türünden bir dizi amatör çalışma ve gözlem yapar. Sonuç onu her geçen gün biraz daha memnun eder. Solucanlarla kurduğu bağ ise artarak devam eder…

haberin devamı…

 

TRT GAP TV “BU TOPRAGIN SESI” PROGRAMI

Solucan Gübresi (vermicompost) from Ekosol Tarım Ve Hayvancılık on Vimeo.

Amacımız toprağın ve ürünlerin yaşamsal niteliğini iyileştirecek ve arttıracak çözümler üretmektir.

EKOSOL TARIM, insanı temel alan, toprağa saygılı, çiftçimizin değerini ve ülkemiz için önemini, çiftçimizin beklentilerini bilen bir anlayışla bu yoldayız. Güven destekli, yenilikçi, bütünlüğün yarattığı sinerji ve dinamizmi bilerek çağın gereklerine süratle ayak uyduran bir firmayız.
Topraklarımız, ürünlerimiz, sağlığımız, dünyamız ve geleceğimiz için beraber olma zamanı.

Sizlere hizmet veriyor olmaktan onurlu ve gururluyuz.

 

Amacımız toprağın ve ürünlerin yaşamsal niteliğini iyileştirecek ve arttıracak çözümler üretmektir.

EKOSOL TARIM, insanı temel alan, toprağa saygılı, çiftçimizin değerini ve ülkemiz için önemini, çiftçimizin beklentilerini bilen bir anlayışla bu yoldayız. Güven destekli, yenilikçi, bütünlüğün yarattığı sinerji ve dinamizmi bilerek çağın gereklerine süratle ayak uyduran bir firmayız.
Topraklarımız, ürünlerimiz, sağlığımız, dünyamız ve geleceğimiz için beraber olma zamanı.

Sizlere hizmet veriyor olmaktan onurlu ve gururluyuz.

Amacımız toprağın ve ürünlerin yaşamsal niteliğini iyileştirecek ve arttıracak çözümler üretmektir.

EKOSOL TARIM, insanı temel alan, toprağa saygılı, çiftçimizin değerini ve ülkemiz için önemini, çiftçimizin beklentilerini bilen bir anlayışla bu yoldayız. Güven destekli, yenilikçi, bütünlüğün yarattığı sinerji ve dinamizmi bilerek çağın gereklerine süratle ayak uyduran bir firmayız.
Topraklarımız, ürünlerimiz, sağlığımız, dünyamız ve geleceğimiz için beraber olma zamanı.

Sizlere hizmet veriyor olmaktan onurlu ve gururluyuz.

.

Amacımız toprağın ve ürünlerin yaşamsal niteliğini iyileştirecek ve arttıracak çözümler üretmektir.

EKOSOL TARIM, insanı temel alan, toprağa saygılı, çiftçimizin değerini ve ülkemiz için önemini, çiftçimizin beklentilerini bilen bir anlayışla bu yoldayız. Güven destekli, yenilikçi, bütünlüğün yarattığı sinerji ve dinamizmi bilerek çağın gereklerine süratle ayak uyduran bir firmayız.
Topraklarımız, ürünlerimiz, sağlığımız, dünyamız ve geleceğimiz için beraber olma zamanı.

Sizlere hizmet veriyor olmaktan onurlu ve gururluyuz.

 

Aksiyon Haber

 

 

Burçin Karababa kırmızı solucanlardan gübre üretmeye evinin mutfağında başlamış. Mucizevi hayvanların sayısı zamanla 500’den milyonlara ulaşmış. Başarı, sevgi ve özveri dolu hikâyesi şimdi büyük bir tesiste devam ediyor…

‘Huzuru çok seviyorlar. Gürültü onları olumsuz etkiliyor. Yaşam alanlarına çok saygılılar. Sevgiye, ilgiye ihtiyaçları var. Beni hiç yalnız bırakmadılar. Zor zamanlar yaşarken bana güç verip sürprizler yaptılar hep. Rahat, sağlıklı ama konforsuz bir yaşamı tercih ediyorlar. Sessizler. Sevginize muhakkak karşılık veriyor, sizi üzmüyorlar.” Sizce bu cümleler kimden ya da neden bahsediyor olabilir? Bu sorunun cevabı sizi şaşırtsa da söylemek durumundayız. Zira haberimizin konusu tam da bu kahramanlar. Kırmızı solucanlar…
haberin devamı…

 

Kobiden Gazetesi Haberimiz.

Borsayı bıraktı Solucan Gübresi üretti…

Burçin Karababa, İstanbul Üniversitesi’nde jeofizik mühendisliğini bitirip, işletme masterı yaptı. Uzun bir süre para piyasasında, borsada çalıştı. Daha sonra holdinglerin finans bölümlerinde görev aldı. 2000 yılında kızının dünyaya gelmesi ise Burçin Karababa’ya kendi işini kurdurdu. Kızına sağlıklı organik sebzeler yedirmek isteyen Karababa, ilk önce kendi mutfağında üretmeye başladığı solucan gübresi için 2005 yılında şirket kurdu. 1 milyon 350 bin dolarlık yatırım yaptı. Şimdi Mersin ve Manisa civarında üretim yapmaya hazırlanan Karababa, solucan gübresini sadece çiftçilere değil, evde çiçek yetiştirenlere de satmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda büyük bir marketle anlaşan Burçin Karababa, bir ve 5 kilogramlık geri dönüşümlü torbalarda gübreyi evlere de ulaştıracak. İşe 500 solucanla başlayan Karababa’nın şu anda 45 milyon solucanı gübre üretiyor. Genelde şarap üretiminde kullanılan üzümlerin yetiştirilmesi ve seralarda kaliteli üretim yapılması için kullanılan solucan gübresi, tamamen organik olması ve bitkinin aromasını korumasını sağlıyor.

Annesi zirai ilaçlar satan, babası ziraat mühendisi olan Ekosol Genel Müdürü Burçin Karababa, borsanın seans salonlarından solucan çiftliğine uzanan girişimcilik hikâyesini KOBİDEN okurları ile paylaştı.

Solucan gübresi üretme fikri nasıl doğdu?

Aslında İstanbul Üniversite’sinde jeofizik mühendisliği okudum. Üstüne işletme masterı yaptım. Uzun yıllar para piyasasında, borsada çalıştım. Çok stresli bir işti, mide kanaması geçirdim. Ondan sonra holdinglerde finansman bölümünde çalıştım. Çok da iyi işler yaptık. Ama solucan gübresi üretme fikri 2000 yılında kızımın doğumuyla ortaya çıktı. Çocuğumun sağlıklı beslenmesini istiyordum. O yıllarda marketlerde ekolojik ürünler bu kadar yoktu. Ekolojik pazarlar henüz kurulmamıştı. Evimin bir köşesini organik üretime ayırdım. O dönemde tesadüfen yurt dışında çalışan bir arkadaşımız bana bir içerisinde sebzelerin olduğu bir sepet getirdi. Sepetin içindekilerin olağanüstü lezzet ve aroması vardı. Sepet bana Moldova’dan gelmişti. Getiren arkadaşım da yabancıydı. Lezzetin sebebini sordum. ‘Bizim orada her şey solucan gübresiyle yetiştiriliyor’ dedi. Son derece enteresan geldi. 2000 yılında kalkıp Moldova’ya gittim. Gübrenin nasıl yapıldığını gördüm. Burada kıymetli olan solucan. Bütün toprak solucanları bu işi yapmıyor. Solucanın özel olması gerek. Babam ziraat mühendisi, Ankara’da annemin de zirai ilaçlar satan bir eczanesi vardı. Çocukken okul çıkışı annemin eczanesine giderdim. O kesif kokuyu unutamam. Hatta annemin yıkadığı sebze ve meyveyi o yıkadıktan sonra bir kez de kendim yıkardım. Bütün bu bilgilerin ışığında bu işe girmek istedim. Ama o dönemde Türkiye’de bu işi kimse yapmıyordu. Tarım Bakanlığı ve ziraat mühendisleri bu işi bilmiyorlardı. Araştırmalarım sonucunda solucan gübresinin 50 yıldır Avrupa’da kullanıldığını öğrendim. Ama canlı hayvan ithalatı yapmak yasak olduğu için araştırma yapmak zorundaydım ve 2005 yılına kadar kulağımın üstünde yatmak zorunda kaldım.

Peki şirketi ne zaman kurdunuz?

2005 yılında firmayı kurduk. Zaten o dönemde kızım büyümüştü. ‘Solucanları nereden toplarım’ diye düşünmeye başladım. Orman tabanından alayım dedim. Solucanlar güneş olmayan, serin ve rutubetli yerlerde yaşıyorlar. Buradaki çalışmalar orman tabanına zarar verdiği için Orman Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Önce Tarım Bakanlığı’ndan ve Orman Bakanlığı’ndan izin almak gerekiyor. Sonra muhtarlıklardan izin alarak, solucan toparlamaya başladık. 500 solucanla işe başladım. Evimin her bir köşesine laboratuar kurdum. Akvaryumlarda solucanlar neyle besleniyor, ne kadar yaşıyor, ne kadar ürüyor, ne kadar yumurta bırakıyor ve bu yumurtaların ne kadarı yaşıyor gibi çalışmalar yaptım. Keyifliydi. Solucan gübresi zaman içinde kompostla birleşti. Öyle bir hale geldi ki evimden artık mutfak çıktısı atmaz hale geldim. Türk mutfağı çok yoğun organik çöp çıktısı olan bir özelliğe sahip. Hem yemek öncesi hem yemek sonrası ciddi bir çöp çıktımız olduğunu fark ettim. Solucanlar da bunu keyifle tüketiyorlar. Böylece karşıma iki proje çıktı. Geri dönüşüm halkasında önemli bir zincir; evsel atıklar. Evsel atıkları değerlendirdik, oradan gübre oldu, gübreyle toprağa karıştı, sonra tekrar soframıza geldi. Koskocaman bir döngünün, iki büyük çemberinin önümde olduğunu fark ettim. Bu işe çok ciddi olarak başladım. Her şeyi yalnız başına yaptım. Yurtdışında böyle bir projeye başladığınızda daha ciddi destekler alıyorsunuz. Benimle birlikte bu işle ilgilenen iki biyolog arkadaşım var. 2 seneden beri yüksek verim elde ettik ve büyüme trendine girdik.

Nerede üretim yapıyorsunuz?

İstanbul’da Beykoz Hüseyni Köyü’nde, bin 500 metrekarelik bir tesisimiz var. Solucan gübresi son derece kıymetli, solucan da çok hassas. 45 milyon solucanımız var. Yıl içinde her solucandan 7 solucan çıkıyor. Solucanı yaşatmak çok kolaymış gibi geliyor. Ama öyle değil. İklim şartlarından ve ani hava değişikliklerinden etkileniyor. Yediği besinin kalitesinden de etkileniyor. Bunun nedeni sindirim sisteminin hassas olması.

45 milyon solucanla ne kadar gübre üretebiliyorsunuz?

Bu işe verimli anlamda başladığımız 2007 senesinde 20 ton gübre üretmiştik. Şu anda yaklaşık 550 ton gübre üretiyoruz. Hedefimiz bu rakamın üzerine çıkmak. Yani örnek vermek gerekirse, domates üretiminde bir dekara 25 kilogram solucan gübresi kullanmak gerekiyor. Ürettiğimiz 550 ton çok mütevazı bir rakam. Türkiye çok geniş bir pazar. Her şeyin ötesinde bu sosyal bir iş. Çiftçinin hasat zamanı kendi atıkları oluyor. Çiftçilerle bir arada onlara solucan gübresi için gereken kompost yapmayı öğretelim. Her çiftçi kendi gübresini üretsin. Asıl hedefimiz bu. Benim ülkem bir tarım ülkesi ama üre dahi yurtdışından geliyor. Artık bu paraların ülkede kalması lazım. 2012′de 450 – 500 milyon solucanlık kapasiteye ulaşırız. Bin ton üzerine rahatlıkla çıkarız. Protein kaynağı olduğu için ürünü kanatlı hayvan ve balık üreticilerine vermeyi planlıyoruz


 

Tarım Türk Dergisi Haberimiz…

Verimsizleşen Toprağa Alaternatif çözüm:  EKOSOL SOLUCAN GÜBRESİ


Uzun zamandan beri, , Türk çiftçisi daha çok mahsül alabilmek için topraklarını kimyevi gübre ve zirai ilaçlar ile kirleterek verimsizleştirdi. Bitki, tabiatı gereği büyümek için fotosentez yapmaya, bunun içinde topraktan alacakları makro ve mikro elementlere, havadan ve sudan alacakları azota ve topraktan  takviye edecekleri azota ihtiyaç duyar bu büyüme esnasında bulunduğu ortamdaki topraktan bitki besin elementlerini kökleri vasıtasıyla çekip kullanır. yeniden aynı yerde, aynı verimde ürün alabilmek için bitkinin kullanmak suretiyle topraktan eksilttiği değerlerin yerine koonulması gerekmektedir. Eksilen elementler, birsüre kimyeviler ile desteklensede zaman içerisinde toprak kusma noktasına gelir. Topraksüratle kimyasal gübrelerle verimsizleştiği şu günlerde toprakların yeniden yaşar hale getirilmesi şart. bu noktada 2005 yılında faliyete başlayan Ekosol Farm Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret LTD.ŞTİ kurucusu Burçin karababa, solucanların mucize yaratıklar olduğuna ve geleceğimize yön vereceğine inanıyor. Tarım ile iç içe bir yaşamın neticesinde Ekosol farm Solcuan Gübresini Türk tarımıyla buluşturmuş. Tarımın Türkiye ekonomisinin lokomatifi olması gerektiğini söyleyen Karababa, ” Topraklarımızda organik madde miktarı yok denecek kadar az. Önceliği topraklarımızdaki  organik madde miktarına vermeliyiz.bu vesile ile hem ürün miktarı hemde kalitesi hızla artacaktır. Solucan Gübresi 50 yıldır Dünyanın tarımda gelişmiş birçok ülkesinde kullanılmaktadır. Özel bir solucan olan kırmızı kaliforniya solucanının gübresi, bu üstün nitelikle gübre özelliğine, solucanların sindirim sistemleri ve yüzeylerindeki sölom sıvısı sayesinde ulaşır” dedi.

Neden Ekosol farm Solucan Gübresi ?

Varoluş sürecinin başından beri hayatta kalabilecek bir yapıya sahip olan solucanlar, bunca zamandır hayatta kalabilmeleri, bağışıklık sistemlerinin güçlü olabilmesinden kaynaklanıyor. Sistemin gücüde solucanların vicut sıvıları (sölom sıvısı )  ve hücreleri ile mümkün. Solucanların sindirim sisteminde, çok sayıda mikroorganizma taşıyan, azot fiksi elde eden bakteriler ve antibiyotik etkisi yaratabilecek doğal büyüme hormonları ve enzimler bulunuyor. Solucanların hareket kolaylığı sağlamak ve toprakta bulunan milyonlarca zararlı bakteriden korunmak için yani hastalanmamak için sölom sıvısı salgıladığını söyleyen Karababa şunları söyledi:  ” İşte Mucizenin Tanımı Budur. Solucanlara verilen sıvılar, solucanlara verilen mamalar, solucanların bu doğal sindirim sistemlerinden geçerken bu enzim ve  bağırsak faliyetleri sonrası ortaya çıkan dışkı yani vermikest, parçalanma gerektrmeyen bitkinin alabileceği formda yoğun besin elementleri yüklenerek çıkar. Sölom sıvısı sayesindede kök ve kök çevresindeki hastalıklara (nematod, fusariyum) karşı direnç sağlar. Bu direnç ve besinler kök solucanları ve ana kök tarafından bitkiye aktarılır. organik maddece zengin bu doğal gübre sayesinde dirençli ve kaliteli ürünler elde edilir. “

Solucan Gübresi Kalite Verimlilik Artışı Sağlıyor

Solucan gübresinin tüm bitkilerde kullanıldığına, kalitede ve ürün miktarında artış sağladığını söyleyen Ekosol Tarım ve Hayvancılık Ltd Şti. Kurucusu Burçin Karababa, “Kaliteli, bol ve dirençli bir ürün almak için önce kökün sağlıklı olması gerekir. Ekosol farm Solucan Gübresi bitkinin kök yani vejetatif organ gelişimini arttırır güçlendirir ve hastalıklara karşı direnç sağlar. Solucan Gübresinin düzenli kullanılması halinde kimyevi gübre ve zirai ilaç kullanım ihtiyacı zaman içerisinde azalır. Zirai laç kullanımı azalacağı çin ve solucan gübresindeki enzimlerin zararlara karşı baskılayıcı tutumu nedeniyle toprakta yararlı bakteri ve mikro organizmalarda artış gösterir.Toprağın organik madde muhtevasını arttırdığından toprağın tekstürünü iyileştirir” dedi. Azot, fosfor, potasyum ve çinko gibi bitki besin elementlerini toprakta çözünür hale getirerek bitki tarafından alımını kolaylaştırdığını anlatan Karababa “solucan Gübresi İçindeki değerli bitki besin elementlerinin suda çözünürlükleri fazladır ve bu besinleri düşük hızla ortama bıraktıklarından bitki daha uzun süre beslenir. Bu da çiftçimiz için daha az gübre kullanmaya ihtiyaç duyma demektir. Toprağı su tutma kapasitesini arttırır, toprakta uzun süre kalır ve beslenmeye devam eder. Tüm bunların sonucu olarak kaliteli ürün, erkencilik, gerçek aroma, dayanıklılık, direnç, kök gelişimi, toprakta salık ve direnç sağlayan bu gübrebu özellikleri nedeniyle yeni çağ gübresi olarak bu ismi hak etmiştir” dedi.


 

FOCUS Dergisi Haberimiz.

Ekosol, solucan gübresiyle verimi arttırma hedefinde


EKOSOL Tarım Ve Hayvancılık Sanayi Genel Müdürü Burçin Karababa, firma olarak solucan gübresi ürettiklerini belirterek, kimyasal gübreyle verimsizleşen toprağa yeni bir alternatif sunduklarını vurguladı. Karababa, “tarıma elverişli arazilerimiz çok, ancak buralarda verim kimyasallar nedeniyle heryıl biraz daha düşüyor. Topraklarımızda organik madde miktarı yok denecek kadar az. Önceliği topraklarımzdaki organik madde miktarının artışına vermeliyiz. Bu vesile ile hem ürün miktarı hem de kalitesi hızla artacaktır” dedi.

Firmalarının ikibinbeş yılında faliyete geçtiğini anımsatan Karababa, 4 yıl boyunca solucan sayılarını arttırmak ve gübre kalitesinde nihai sonuçlara ulaşmak için çalıştıkların, 2009 yılında da gübrelerini çi,ftçi ile buluşturduklarını vurguladı. Bu dönemde solucan gübresinin kalitesini test ettiklerini ve geri dönüşlerin olduğunu gördükten sonra 2010 yılında süratle satışlara başladılkarını anlatan Karababa, ” şu an 50 Milyon solucam türk tarımına ve topraklarımıza üstün kaliteli gübre üretmek için çalışıyor.

Türk tarımının geleceğini bu ürün şekillendirecek” diye konuştu.

Karababa, ” Özel bir solucan olan kırmızı kaliforniya solucanının gübresi solucan ların sindirim sistemlerindeki çok sayıdaki mikro organizma taşıyan bakteriler ve azot fikse eden bakteriler sayesinde oluşturuluyor. Solucan lar hareket kolaylığı sağlamak ve toprakta bulunan milyonlarca zararlşı bakteriden korunmak için bir tür enzim salgılıyor. bu enzim ve bağırsak faliyetleri sonrası ortaya çıkan dişkı yani fermikest ileri parçalama gerektirmeyen bitkinin alabileceği formda yoğun bitki elementleri içeriyor” şeklinde konuştu. Ürünlerinin kullanıldığı yerlerde bitkilerin daha fazla geliştiğini savunan Karababa, “solucan gübresi mikro elementer enzim, doğal büyüme hormonları ihtiva ettiği gibi aynı zamanda sölamik sıvısı ve bağırsak enzimleri ayesinde gübreye, bitkinin toprakati diğer zararlı bakterlere karşı direnç sağlama özelliği katıyor. solucan gübresi içindeki değerli bitki besin elementlerinin suda çözünürlükleri fazla olduğu için ve bu besinleri düşük hızla ortama bıraktığından bitki daha uzun süre besleniyor. bu durum kullanılan gübre miktarındada azalmaya sebep oluyor” dedi.

Firmalarının 2010 yılında iyi bir satış grafiği yakaladığını anlatan Karababa, 2011 yılı için bintonun üstünde bir satış hedeflediklerinin bulunduğunu aktardı.bu arada sıvı solucan gübresi ilgili ilede çalışmalarının bulunduğunu sözlerine ekleyen karababa, “2012 yılında iseiki farklı bölgede işletmelerimiz devreye girecek. 15bin metrekarelik kapalı alanda, 3milyon dolarlık yatırımladevreye girecek olan işletmelerimiz sayesinde hedeflerimize daha kısa sürede ulaşıcağımızı düşünüyorum” dedi.

Küresel Anahaber Gazetesi Haberimiz…

EkosolFarm’ın hedefi, solucanları da çiftçi ile tanıştırmak

2005 yolında kurulan Ekosol Tarım ve Hayvancılık .LTD. ŞTİ, 2010 yılında tük çiftçisini solucan gübresi ile tanıştırdı. Şirketin kurucusu jeofizik mühendisi Burçin karababa solucan gübresi ile çiftçinin daha az gübre kullanmaya iht,yaç duyduğunu söyledi.


1968 doğumlu ziraat mühendisi babanın ve zirai ilaç mühendisi annenin kızı olan jeofizik mühendisi Burçin Karababa, 2005 yılında Ekosol Tarım ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Ltd Şti. Kurdu. Ekosol Tarım ile 2010 yılında türk çiftçisini solucan gübresi ile tanıştıran Burçin karababa, topraklarımızın süratle kimyasak gübrelerle verimsileştiğini söyledi. Çiftçilerin her geçen gün yeni arayışlar içerisinde olduğun söyleyen Burçin karababa, bundan hareketle son olarak sektöre solucan gübresi soktukarını söyledi Burçin karababa, 20 Milyon solucanın üstün kaliteli gübre üretmek için çalıştığı solucan çiftliğinde ürettiğ solucan gübresinin, aslında 50 yıldır dünyanın birçok ülkesinde kullanılmakta olan bir gübre olduğunu kaydetti.

Bu gübrenin içerisindeki bitki besin elementlerinin %97 sinin ve özellikle N,P,K  nın bitki tarafından büyüme sırasında alına bilir forda olduğunu belirten Burçin Karababa ” bu yüzdenidir ki yapılan tüm denemelerde bitkinin kök ve vejetatif organ gelişimi diğer gübrelere oranla %30 daha fazla olduğu gözlenmiş. Solucan gübresi micro elementer enzim, doğal büyüme hormonları ihtiva ettiği gibi aynı zamanda ‘sölomatik sıvısı’ ve bağırsak enzimleri sayesinde bitkiye, bitkinin topraktaki diğer zararlı maddelere karşı direnç sağlama özelliği katıyor. Solucan gübresi içerisindeki değerli bitki besin elementlerinin suda çzöünürlükleri fazla ve bu besinleri düşük hızla ortama bıraktıklarından bitki daha uzun süre beslenir. bu da çiftçinin daha az gübre kullanma ihtiyacı duyacağı anlamında geliyor”  dedi.

solucan gübresinin toprağın su tutma kapasitesini arttırdğını , bitki köklerindeki saçaklanmayı hızlandırdığını anlatan Burçin karababa, yeni çağ gübresi olarak adlandırılan söz konusu gübrenin özelliklerini şöyle anlattı:  ” Solucan gübresi toprağın su tutma kapasitesini arttırıyor bitki köklerindeki saçaklanmayı. Toprağın organik madde muhtevasını arttırdığından toprağın tekstürünü iyileştiren, azot, fosfor, potasyum, çinko gibi bitki besin elementlerini toprakta çözünür hale getiriyor. Böylece bitki tarafından alımını kolaylaştıran, toprakta uzun süre kalan, topraktaki zararlı bakterilere karşı direnç sağlayan bu madde, söz konusu özellikleri nedeniyle yeni çağ gübresi olarak bu ismi hak etti.”

- Hedefimiz Çiftçiyi Solucanlarla buluşturmak

Solucan sayılarının 50 milyona ulaştığında, solucan larıda çiftçilerle buluşturacakların belrten Burçin Karbaba, “Böylelikle çiftçiler tarla çıktısı, döküntüsü, anızı ve birazda hayvan dışkısıyla oluşturulacak mamayı solucanlara verecekler. Böylece çiftçiler kendi bübre ihtiyaçlarının en azından bir bölümünü kendileri karşılayabilecekler.” dedi.

Gübrede yurt dışına olan bağımlılığın zamanla azalacağını kaydeden Ekosol Tarımın Sahibi Burçin karababa, özel bir solucan olan ‘ Kırmızı Kaliforniya Solucanı Gübresi nin ‘ bu nitelikli bübre özelliğine; solucanların sindrim sistemlerindeki çok sayıdakimikro organizma taşıyan bakteriler, azot fiksi eden bakterler sayesinde bulaştığını anlattı. “solucanlar hareket kolaylığı sağlamak için ve toprakta bulunan milyonlarca zararlı bakteriden korunmak için yani hastalanmamak için bir tür enzim salgılıyorlar. bu enzimle bağırsak faliyetleri sonrası ortaya çıkan dişki yani fermikest ileri parçalanma gerektirmeden bitkinin alabileceği formda yoğun bitki elementleri içeriyor. ” diyen Burçin karababa toprakların, yenilenmeye, organik madde miktarlarının arttırımasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Ürün kalitesinin ve ürün miktarının her geçen gün azaldığına vurgu yapan Burçin Karababa sözlerini, “Organik bir yaşam için adımlarımızı sıklaştıralım. ” diyerek tamamladı.


Referans Gazetesi Haberimiz…


Finansa Yüz Çevrip kendi yollarını Seçtiler.

“Benim Yerim Doğa Deyip” Solucan Gübresi Üretmeye Başladı…

Jale Balcı Eser Pınar Basralı, bahar Basralı , Burçin karababa, feyza Fidan ve Nilay Cinisli. Ortak yöanları yaptıkları işin ağırlığı ve sitresinden sıyrılıp kendilerini yenibir maceraya atmaları. Kimi krizlerle birlikte artan iş sitresinden kurtulmak için yemek kitabi yazıp restoran açtı, kimi dedesinden gelen şekercilik geleneğinide sürdürerek kişiye özel hediye tasarlaa iişine girdi, kimi pastacılıkta uzmanlaştı, kimi ise solucan gübresi üretmeye başladı.

Burçin karababa bir kadın girişimci…

İş hayatına para piyasasınıngöbeğinde Broker olarak başlayan Burçin karababa geçirdiği mide kanamasının ardından “Bünyen bu sitrese dayanamaz” diyen doktorunun öğüdünü dinledi ve tarıma yöneldi. Karababa 80bin TL yatırımla İstanbul yakınlarında kurduğu çiftliğinde 15milyon solucanla solucan gübresi üretiyor…

Önümüzdeki günlerde yapı market raflarında yerini alıcak olan solucan gübresini ve evsel atıkar için özel  üretilen kutuları (kompost box)  pazara verecek olan Karababa ” ben bir hayalin peşinden gittim, doğaya döndüm. Türkiye’nin geleceğinin tarımda olduğunu gördüm ona yatırım yaptım…” diyor. Karababa’nın hikayesi birçok insanın hayalini kurduğu nitelikte. 1968 doğumlu Burçin Karababa bir zamanlar DSP Genel Başkanığı yapmış olan Necdet Karababa’nın kızı. istanbul ünv. Jeofizik Mühendisliğini bitirdikten sonra uzun süre para piyasalarında çalışam Karababa’nın hayatını brokerlik yaptığı esnada geçirdiği bir mide kanaması değiştirmiş. Kemere yerleşip bir dalgıçlık okuluna ortak lan Karababa, daha sonra ise Ankara’ya kurumsak dünyaya geri dönüyor ancak doğaya olan özlemi dinecek gibi deyildir. özel firmada üst düzey yöneticilik yaptığı sırada katıldığı br iş gezisinde ise olan olur… Otelin camından etrafı izlerken, “Ağaç, orman, deniz… ben bunarın arasında olmalıyım” der  ve araştırmalarına başlar. Moldavalı bir kadından aldığı lezzetli bir turp ise değişimin sembolü olur. ” kadın bana onun turp değil şeker pancarı olduğunu söyledi bende hadi canım böyle lezzetli olmaz şeker pancarı dedim. ancak daha sonra solucan gübresi ile yetiştiğini anlattı ve bölgede çok yaygın kullanıldığını duyunca merak edip araştırdım. Daha sonra ise atladım Moldova’ya gittim” diyen Karababa orada işin inceliklerini öğrenir.

Solucanları Mutfakta Besledi

Yola 50 adet solucanla çıkan Karababa mutfağında başlar solucanlarla yaşama. ” Mutfakta onlara özel bir kutu yaptım. Yaşam Koşullarını neye duyarlı olup olmadıklarını incelemeye başladım. Hertülü evsel atığı yediklerine şahit oldum ” diyor.ABD ‘de bu işin devlet eliyle yapıldığını belirli bölgelerde evsel atıkları kontrol etmek için her eve belirli sayıda solcan dağıtıldığını belirten Karababa Türkiye’de zorluklarlada karşılaşır.

Tarım bakanlığına faydalarını anlatmak için kapı kapı gezer. ” Solucanlar hertürlü evsel atıkları yer ve bunu kıymetli bir gübreye dönüştürür. Bu gübre toprağın kimyasal atıklardan arınmasını PH dengesinin korunmasını, verimin %30lar seviyesinde artmasını (25 günde verim alınıyor) bitkinin hava şartlarından korunmasını sağlayan bir mucize gibi.

bende bu işi önemine inandığım için yaptım şu anda tarım müdürlüklerimiz bu konuyla ilgili çalımalara başladılar. Kıbrıs tarım bakanlığıda çalışma yürütüyor, her hafta kültür sonuçlarını benimle paylaşıyor” diyen Karababa, gerekli olan izinleri aldıktan sonra ise çevresninde desteğiyle açar çiftliğini. gerekli olan çiftlik, ofis gibi malzemeleri çevreden tein eden, hurdalıktan bile malzeme alan Karababa bu işin nasıl yapıldığının çevresine anlatmak için bir el kitabı üzerinede çalışıyor önümüzdeki aylarda yapı marketlerde yer alacak gübrenin kilosu ise 2 TL olacak.